
"fark etmemek.... bazen çok güzel oluyor. tek bir kişinin söylemiş olduğu
kelime o farkında olmadığınız şeyin farkedilmesine deva...!! gelin
görün ki fark edilen şey, insanın yüreğinin taa derinlerinde o denli
depremler yaratıyor ki... bunun çaresi yok gibi. bulunamaz gibi bi şey.
insanın yaralanmadan kurşun yarasını hissetmesi gibi birşey. kendine
daha çok ceza vermek isteyeceği gibi birşey bu.
bu...
bu şey sevdalı olunanı görüş. bu şey yüreğin hükümdanını görüş. bu şey
bir tomurcuğun hayat bulması. bu şey bir kuşun ilk kanat çırpışı . bu
şey bir insanın yaradanın kendisine verdiği güzelliğe sevinmesi...
eskidendi bu şeyler.
şimdi yıkılış var o şeyi görüşte. yüreğin işgal edilişi var. tomurcuğun
çürümesi var. kuşun kanadının kırılışı var. yaradanın hediyesini geri
çekmesi var. o denli bir acı. o denli bir vuruluş bu. hiç bir zaman yeri
dolmayacak, yerine hiç bişey konulamayacak, daima kayıplarda gezmek
için kaçmış ilkler var. her zaman o şeyi gördüğünde yine en başa dönüş
var. geçmişin her saniyesini en başa dönüşte tekrar tekrar yaşayış var.
tekrar tekrar vuruluş, tekrar tekrar kahroluş,tekrar tekrar
kayboluş..... tekrarlarla doluş var...
inadına ,
gururuna yenilişle kapanan gözler, görmeyen gözler var. bir çifti çoktan
silmek ister içine akıttığı yaşları fakat geriye dönmek istese ; bu söz
konusu bile olamaz artık. diğer çift göz ise ruhunun gururunu
düşünmekte, görmemekte, görememekte....
geçmişte
hayal edilenler, akıldan bir kez geçip olmaması istenen o düşünceler
ilerde bir gün tecelli edecek. işte o gün o diğer çift göz de
yaşaracak.
HALİSE TUGRA SAHİN